ANA SAYFA > Röportaj > Gelecek Kaygısı

Gelecek Kaygısı

643
A+ A- Sesli Dinle
PAYLAŞ
Gelecek Kaygısı

Özel Halk Otobüsleri işletmecileri olarak, Kanunlarımıza göre İstanbul Büyükşehir Belediyesinin imtiyazında bulunan ve kentin en önemli elemanı olarak bilinen Kent İçi Toplu Taşıma sektöründe faaliyette bulunuyoruz. Dolayısıyla da bir kamu hizmeti olan kent içi toplu taşımacılığın icrasıyla alakalı şartları ve kuralları da tabi olarak İBB adına İETT belirliyor. Gelirlerimizi, giderlerimizi, yolcu taşıma tarifelerimizi, faaliyetin ifasıyla ilgili asgari şartları, rakiplerimizi, oyunun kurallarını ve cezaları yine İBB adına İETT tayin ediyor.

Yıllardan beri aynı usul ve yöntemlerle yönetiliyoruz. Şartlar çok değişti ve yeni ihtiyaçlar oluştu. Artık sistem tıkandı ve yürütülemiyor. Bu şartlar altında sektörün çağın gereklerine göre kendisini geliştirebilmesi, yenileyebilmesi ve dönüştürebilmesi mümkün olamıyor. Bu ise sektörü geri bıraktırıyor, kurumsallaştıramıyor ve profesyonel yönetime geçmesini engelliyor. Bunun görülmesi ve kabul edilmesi lazım.

Finansman problemi öylesine belimizi bükmeye başladı ki sektörün tek gelir-gider havuzu, profesyonel ve kurumsal yönetime geçiş gibi temel problemlerini ve en önemlisi gelecek konusunu tartışamaz, konuşamaz olduk. Özellikle biletçili sistemin kaldırıldığı 2011 yılından itibaren aşama, aşama gelirlerimiz azaldı ve şu anki duruma geldik. Gelirin gideri karşılayamaması ve temel problemlerin çözümünü bırakalım, bunların konuşulmaması ÖHO işletmecilerinde gelecek kaygısına ve çok basit sorunların çözümünün yılları alması şüpheye neden oluyor.

İstanbul çok hareketli bir şehir ve her an her şey bir anda değişebiliyor. Bu şartlar çok tabi olarak Otobüs işletmeciliğinde de değişiklik gerektiriyor, yeni hatlar açılması, bazı hatların iptal edilmesi veya güzergah değişikliklerini zorunlu kılıyor. Mesela kısa süre önce Üsküdar Ümraniye Metrosu Çekmeköy-Sancaktepeye uzatıldı ve bu uygulama birçok hattımızı olumsuz etkileyecek. İETT diğer taraftan Özel Halk Otobüsleriyle aynı güzergahları kullanan ve Metroya ücretsiz aktarma veren İETT hatları oluşturdu ve oluşturuyor. Aynı güzergahta ve aynı Kuruma bağlı araçlar adeta rakip gibi çalışıyor. Vatandaş İETT Otobüsüne biniyor ve Metroya ücretsiz geçiyor, aynı yerden Özel Halk Otobüsüne biniyor ve Metroya ücretli geçiyor. Vatandaş tabi olarak ikilemde kalıyor.

Bütün bu gelişmeler olurken mevcut hatların durumunun değerlendirilmesi, belki de yeni hatlar açılması ihtiyacı ortaya çıkarken, bu gelişmelerden mutlak olumsuz etkilenen ÖHO temsilcilerinin görüşleri bile alınmadı ve alınmamaya da devam ediliyor. Peki şayet sektörü geliştirmek ve dönüştürmek gibi bir niyet ya da amaç var ise, bizzat işi yürüten insanların görüşlerini almadan bunu başarabilmek mümkün olabilir mi? Yaklaşık 100 yıldan beri bu kentte toplu ulaşım hizmeti veren ÖHO sektörü, eksikleri olmasına rağmen bu muameleyi hak etmiyor. Biz yılda 365 gün aynı şartlarda ve kesintisiz, günlük asgari 18 saat süreyle sürekli arazide hizmet veriyoruz. Yatırım ve işletme giderlerimizi kendimizi üstleniyoruz ve bir araçta ortalama 2,5 personel istihdam ediyoruz.

Özel Halk Otobüsleri olarak bizler bu kentin vaz geçilmez gerçekleri ve kahramanlarıyız. Yatırım dışında kent kültürünün oluşması için çok ciddi emekler veriyoruz ve çok kıymetli tecrübelerimiz var.  Sorunlarımız çok ve biz bu sorunları şimdiye kadar hep sabırla, diyalog ve istişare yoluyla çözmeye çalıştık ve araçlarımızın ihtiyaçlarını gerektiğinde borçlandık ama 1 gün bile olsa vatandaşımızın hizmetini aksatmadık. Hep bir gün düzelir ümidimiz var idi. Ancak artık geldiğimiz nokta itibariyle ümitlerimizi de yitirmek üzereyiz. Bırakın kazanmayı öyle bir noktaya geldik ki artık sürdüremiyoruz. Özellikle Ülkemizin içinde bulunduğu ekonomik sıkıntılar, hızla artan maliyetler ve uzun zamandır yolculuk ücretlerinin artırılmaması sektörü bitirme noktasına vardırdı. İBB’nin 1 Ekimden itibaren uygulamaya koyacağı sübvansiyon sistemi belki biraz nefes aldıracak ama asla yeterli değil. Bugün birçok ÖHO gurubunda gelirlerin gideri karşılama oranı %75’lerin altına düştü. Mutlaka tarifede de bir düzenleme yapılması, uzun vadede ise mutlaka sektörün kalıcı bir finansman sistemine kavuşturulması gerekmektedir. Çünkü Özel Halk Otobüslerinin krize girmesi aynı zamanda vatandaşımızın da mağdur olması demektir.

Şimdiye kadar zaten çok vakit kaybettik. Şayet kafamızın arkasında başka bir düşünce ve gaye yok ise süratle ön şartsız bir araya gelerek bulunduğumuz durumu çözüm için fırsat olarak kullanmalı ve sürdürülebilirliği sağlamak için sektörün ihtiyacı olan başta profesyonel yönetim olmak üzere işletmeciliği Dünyadaki örneklere göre dönüştürmeliyiz.

ÖZULAŞ A.Ş.                                                                                     

BEKİR UZUN

Yönetim Kurulu Başkan Vekili

PAYLAŞ
Beğendim 0 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0
Önceki Haber Zf Aftermarket: Geleceğin Akıllı Servisi
Sonraki Haber Guernsey, Allison şanzıman Donanımlı 22 Adet Wrightbus Sipariş Etti

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor

BU HABERİ OKUYANLAR BUNLARI DA OKUDU

Anket

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?