HABAS
Losev İlan
İstanbul
DOLAR42.2631
EURO49.0719
ALTIN5726.6
NACİ YAĞIZ

NACİ YAĞIZ

Mail: [email protected]

Maliyet Gerçeğiyle Yüzleşmeden Bu Sistem Yürümez

Maliyet Gerçeğiyle Yüzleşmeden Bu Sistem Yürümez

Ağaçlar yeşeriyor, havalar ısınıyor, insanlar umutlanıyor. Ama açık konuşayım; bu bahar bizim sektöre henüz uğramadı. Biz hâlâ kışı yaşıyoruz. İstanbul’da, İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve İETT bünyesinde hizmet veren bir sektör olarak 2026 yılına dair maliyet çalışmalarında ciddi sıkıntılar yaşıyoruz. Bu sıkıntılar yeni de değil. Yıllardır aynı şeyi söylüyoruz: Bu işin temeli maliyettir. Maliyeti yok sayarak hizmet üretilemez.

2023, 2024 ve 2025 yıllarında birlikte oluşturduğumuz maliyet tablosunda yer alan bazı kalemler, bu yıl birer birer çıkarıldı. 4-5 kalem gider yok sayıldı. Oysa bu kalemler masa başında değil; sahadaki gerçekler, mühendislik hesapları ve planlama çalışmalarıyla oluşturuldu. Bugün o kalemleri kaldırmak, aslında hizmetin temelini sarsmaktır.Bunu anlatmaya çalışıyoruz. İETT İşletmeleri Genel Müdürlüğü’ne anlatıyoruz, bürokratlara anlatıyoruz, siyasilere anlatıyoruz, kamuoyuna anlatıyoruz. Ama ne yazık ki çoğu zaman karşımızda bir duvar buluyoruz.

Oysa biz diyalogdan yanayız. Masaya oturalım, konuşalım, hesaplayalım diyoruz. Çünkü bu iş konuşarak çözülür. Ama gelinen noktada bırakın çözmeyi, çoğu zaman masaya bile oturamıyoruz. Şunun altını özellikle çizmek isterim: Biz çalışanlarımızın hakkını almadan rahat edemeyiz. Esnafımızın hakkını teslim etmeden huzur bulamayız. Çünkü biz arada duran bir yapıyız. Kamudan alacağız ki çalışanımıza verelim. Onlar kazanacak ki biz de ayakta kalalım.

12 Şubat’ta alınan meclis kararı bu yüzden itirazla karşılaştı. Çünkü gerçekçi değildi. Şimdi 13 Nisan’da yeni bir karar süreci gündeme geldi. Ama yöntem yine aynı: Masaya oturmadan, diyalog kurmadan, “şunu çıkardım, bunu ekledim” anlayışıyla ilerlemek. Bu doğru değil!

Bakın, maliyet dediğiniz şey keyfi bir şey değildir. Bu, matematikle hesaplanır. Mühendislik hesabıdır bu. Planlamadır. İETT’de çalışanların büyük bölümü mühendis. Bizim de teknik ekiplerimiz var. Oturduk, çalıştık, hesapladık. Yolcu endeksli bir model oluşturduk ki adalet sağlansın. Daha çok yolcu taşıyan mağdur olmasın dedik. Kabul edildi, uygulandı. Peki şimdi neden kaldırılıyor? Soru bu kadar basit.

Ekmek örneği veriyorum her yerde: Fırına gidiyorsun, ekmek 20 lira. “15 olur mu?” diyorsun. Fırıncı ne diyor? “Maliyeti bu.” Bizim söylediğimiz de bu. Maliyet buysa, bunun altına hizmet olmaz.

Burada mesele siyaset de değil. Bu bir “ekmek meselesi”. Ekmek kutsaldır. Partisi olmaz. A partisi, B partisi diye bir şey yoktur. Bu işin sonunda herkes evine ekmek götürüyor. Şoför de esnaf da çalışan da… Biz bu ülkeye yük değiliz, katkıyız. İstihdam sağlıyoruz. Araç alıyoruz. Yakıt alıyoruz. Vergimizi ödüyoruz. KDV’sini, ÖTV’sini eksiksiz ödüyoruz. Kaçak işimiz yok, gizli işimiz yok. Her şey açık, her şey resmi. Ama buna rağmen hak ettiğimizi almakta zorlanıyoruz.

Geçen yıl 8,5 milyon lira olan bir otobüs bugün 12,5 milyon lira. Yüzde 50 artmış. İETT’nin yaptığı ihalelerde araç fiyatları 17 milyonlara çıkmış. Aynı aracı kullanıyoruz, aynı işi yapıyoruz. Peki bu fark neden? Ekmek nasıl herkes için aynıysa, hizmetin karşılığı da adil olmak zorunda.

Şunu da net söyleyeyim: Bu iş duyguyla yönetilmez. “Ben uygun gördüm, yüzde 5 zam verdim” diyerek bu sistem yürümez. Bu iş hesapla, kitapla, veriyle, maliyetle yönetilir. Bugün esnafımız hâlâ 2025 maliyetleriyle çalışıyor. Ama giderleri 2026’ya göre artmış durumda. Bu sürdürülebilir değil. Bu şekilde devam ederse bu sektörün ayakta kalması mümkün değil.

Biz kavga etmek istemiyoruz. Biz çözüm istiyoruz. Diyalog istiyoruz. Masaya oturup konuşmak istiyoruz. Ama kapılar kapalı olursa, sesimiz duyulmazsa, çözüm de olmaz. O yüzden bir kez daha çağrı yapıyorum: Gelin, bu işi birlikte çözelim. Bu şehir hepimizin. Bu hizmet hepimizin.

Mayıs ayına giriyoruz. Baharın gerçekten gelmesini istiyoruz. Sadece doğaya değil, sektöre de… Dileğim odur ki; bu bahar, sektörümüze de huzur, denge ve adalet getirsin. Savaşların gölgesinde değil, barışın ve emeğin değer gördüğü bir yıl olsun.

Çünkü biz hâlâ bu çarkı döndürmeye çalışıyoruz. Tüm zorluklara rağmen… Ve artık karşılığını almak istiyoruz.

 

Facebook Yorum

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar