mercedes
Losev İlan
İstanbul
DOLAR42.2631
EURO49.0719
ALTIN5726.6
NİHAT PELEN

NİHAT PELEN

Mail: [email protected]

Bu Tabloyla Bu Şehir Dönmez

Bu Tabloyla Bu Şehir Dönmez

Yılın sonuna geldik. Yeni bir yıla giriyoruz. Herkes için yeni umutlar, yeni beklentiler var. Bizim açımızdan ise yeni yılın en önemli gündem maddesi belli: ÖTİS güncellemesi. Günlerdir bu başlık altında toplantılar yapılıyor, tablolar önümüze geliyor, rakamlar konuşuluyor. Açık söylemek gerekirse; bir hafta öncesine kadar umutluyduk. Ancak bugün yapılan toplantıdan sonra bu umudun yerini ciddi bir hayal kırıklığı aldı.

Önümüze konulan tablo, kabul edilebilir bir tablo değil. Eğer bu şartlar bu şekilde sözleşmeye dönüşürse, Yeni İstanbul olarak biz bu sistemde çalışamayız. Çünkü bu rakamlarla bu iş dönmez. Dönmediği zaman da olan yine esnafa olur. İnsanlar her gün biraz daha borçlanır, kredi çeker, arabasını satar, evini satar. Satacak bir şey kalmayınca da kasayı çeker, anahtarı bırakır, evine gider. Bu kadar net.

Biz bugüne kadar şunu söyledik: Bu işin alt sınırı yüzde 50’dir. Bunun altı sürdürülebilir değildir. Buna rağmen bugün önümüze yüzde 10’lar seviyesinde bir tablo konuldu. Açık konuşalım; yüzde 10’la bu iş yürümez. Her şirket kendi adına konuşur ama Yeni İstanbul olarak biz bu tabloyla çalışamayız.

Burada çok temel bir adaletsizlik var. Belediyenin kendi garajlarında, kendi araçlarına verdiği bakım, malzeme, personel imkânlarıyla; özel halk otobüslerine sunduğu şartlar arasında uçurum var. Belediyenin bir araca ayırdığı kaynakla, bizim cebimizden çıkan maliyet arasında neredeyse 10 kata varan farklar söz konusu. Şoför maliyetleri, bakım giderleri, yakıt… Hepsi bizim omuzlarımızda.

Üstelik araç alanlara ödeme sözü verildi, yerine getirilmedi. Bunların hepsi bilinen, konuşulan konular. Buna rağmen bütün bu gerçekler göz ardı edilerek bir tablo hazırlanıyor ve “Buyurun, bununla çalışın” deniliyor. Bu gerçekçi değil.

Bugün İstanbul’da yaklaşık 3.000 halk otobüsü var. Bu otobüsler İstanbul’un kalbidir. Bu şehir sabah işe, akşam eve bu araçlarla döner. Şimdi soruyorum: Bu 3.000 aracı bir anda belediye filosu ile ikame etmeye kalkarsanız bunun maliyeti ne olur? İki katı, belki daha fazlası. Biz bugün belediye araçlarının maliyetinin çok daha altında bir maliyetle bu hizmeti veriyoruz. Buna rağmen hâlâ “yük” gibi görülüyorsak, burada ciddi bir bakış sorunu var demektir.

Biz 2019’da nasıl çalışıyorduk? Kişi başı, Akbil başı çalışıyorduk. Bir destek modeli vardı. Bugün de bu yapılabilir. Destek verilsin, tıklama başı çalışalım. Kimseye yük olmayalım. Ama plansız, hesapsız, siyasi veya idari tercihlerle oluşturulmuş zararların faturası da bize kesilmesin.

Bir muhtarın dilekçesiyle sabah akşam 100 yolcu bile taşımayan araçlar çalıştırılıyor. Sonra “zarar ediyoruz” deniliyor. Elbette zarar edersiniz. Ama kamu görevi zarar üretmek değildir. Bu ülkede yetimin hakkı var. Tüyü bitmemiş yetimin hakkı var.

Biz kimseyle kavga etmek istemiyoruz. Kimsenin makamını, koltuğunu hedef almıyoruz. Tek söylediğimiz şu: Herkes elini vicdanına koysun. Kendi araçlarının bakımını, şoförünü, yakıtını hangi maliyetle yapıyorsa, bizim aracımızı da aynı hesaba koysun. Biz yüzde 50’nin altına razı değiliz. Bunun altında bu sözleşmeye imza atmayız.

Gerekirse kilometre bazlı çalışmayız. Tıklama başı çalışırız. Bugüne kadar rızkımızı ne belediyeden bekledik ne başka bir yerden. Rızkımızı Allah’tan bekledik. Bugüne kadar nasibimiz buymuş. Bundan sonrası da takdirdir.

Ama şunu herkes bilsin: Bu tabloyla bu şehir dönmez. Bu sistem böyle devam etmez. Biz hakkımızdan fazlasını istemiyoruz. Sadece hakkımız olanı istiyoruz.

 

Facebook Yorum

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar