
Hak, haklının en mukaddes malıdır. Bu cümle yalnızca bir temenni değil; yıllardır direksiyon başında emeğiyle ayakta duran on binlerce esnafın ortak duasıdır. Özel Halk Otobüsü (ÖHO) camiası için uzun süredir Ankara’da ilmek ilmek işlenen bir süreç var: Mülkiyet Kanunu. Yıllardır üzerinde çalışılan, sektörün temel sorunlarına kalıcı çözüm üretmesi beklenen bu düzenleme artık son viraja girmiş durumda.
Süreci yakından takip eden yapılar arasında TÖHOB ve TŞOF başta geliyor. Konu, yalnızca meslek örgütlerinin değil; devletin en üst kademelerinin de gündeminde.
TBMM’de ilgili komisyonlarda yürütülen çalışmalar; Süleyman Soylu, Murat Kurum ve Adil Karaismailoğlu tarafından yakından takip ediliyor. Nihayetinde yasanın, Abdullah Güler tarafından Meclis’e sunularak kanunlaşması bekleniyor.
Geçtiğimiz hafta Ankara’da yapılan görüşmeler, İstanbul Özel Halk Otobüsleri şirket ve kooperatif başkanları açısından umut verici geçti. Büyük bir heyecan ve güçlü bir beklentiyle İstanbul’a dönüldü. Çünkü bu mesele yalnızca İstanbul’un değil; ülke genelinde yaklaşık 300 bin aracı ve yüz binlerce aileyi ilgilendiriyor.

Mülkiyet Kanunu neden bu kadar önemli?
Çünkü bu yasa, şehir içi ulaşımda yıllardır süregelen belirsizlikleri ortadan kaldıracak bir çerçeve sunuyor. Esnafın yatırım güvenliğini artıracak, mülkiyet hakkını netleştirecek, finansmana erişimi kolaylaştıracak ve sistemi daha sürdürülebilir hale getirecek bir düzenleme niteliği taşıyor.
Bugün bir otobüs yatırımı, milyonlarla ifade edilen sermaye gerektiriyor. Bu yatırımın hukuki zemininin güçlü olması, yalnızca esnaf için değil; hizmet alan vatandaş için de teminat anlamına geliyor. Güçlü mülkiyet, güçlü hizmet demektir. Güçlü hizmet ise güvenli ve kaliteli ulaşım demektir.
Bu yasa çıktığında şehir içi ulaşım yeni bir ivme kazanacaktır. Daha planlı, daha kurumsal ve daha sürdürülebilir bir yapı ortaya çıkacaktır. Esnaf önünü görebilecek, yatırımını uzun vadeli planlayabilecek, devletle olan hukuki ilişkisi netleşecektir.
Elbette bu noktaya gelinmesi kolay olmadı. Sürecin her aşamasında emek veren, katkı sunan, görüş bildiren bürokratların ve siyasetçilerin hakkını teslim etmek gerekir. Bu çalışma bir günde yazılmış bir metin değil; uzun istişarelerin, saha deneyimlerinin ve ortak aklın ürünüdür.
ÖHO camiası olarak beklenti nettir: Yıllardır üzerinde çalışılan bu düzenlemenin bir an önce yasalaşması. Çünkü mesele sadece bir kanun maddesi değil; yüz binlerce esnafın geleceği, şehir içi ulaşımın istikrarı ve kamu hizmetinin kalitesidir.
Hak yerini bulduğunda kazanan yalnızca esnaf olmayacaktır. Kazanan şehirlerimiz, yolcularımız ve ülkemiz olacaktır.
Bu vesileyle, sürece katkı sunan A’dan Z’ye herkese saygı ve teşekkür borçluyuz. Emek veren herkesten Allah razı olsun. Temennimiz; Mülkiyet Kanunu’nun en kısa sürede yasalaşması ve şehir içi ulaşımda yeni bir dönemin kapısını aralamasıdır.




































Facebook Yorum
Yorum Yazın