Losev İlan
İstanbul
DOLAR42.2631
EURO49.0719
ALTIN5726.6
NACİ YAĞIZ

NACİ YAĞIZ

Mail: [email protected]

Bu Şehirde Hizmet Ediyoruz, Karşılığını İstiyoruz

Bu Şehirde Hizmet Ediyoruz, Karşılığını İstiyoruz

İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile 2026 yılına dair ödeme planımız hâlâ netleşmedi. ÖTİS sözleşmesiyle ilgili görüşmeler sürüyor ancak kesinleşmiş bir tablo önümüzde yok. Kamu tarafı tasarruf tedbirleri çerçevesinde daha düşük farklarla bu işi yürütmek istiyor. Bunu açıkça söylüyorlar. Elbette kamunun bütçe disiplini vardır, bunu anlıyoruz. Ama unutulan bir şey var: Bu işin bir maliyeti var.

Biz kamu kurumu değiliz. Biz özel taşımacıyız. Bu işi kendi sermayemizle, kendi riskimizle, kendi giderlerimizle yapıyoruz. Bir vatandaş evinin giderlerini nasıl cebinden karşılıyorsa biz de aynı şekilde yakıtımızı, şoför maaşımızı, sigortamızı, bakımımızı, vergimizi ödüyoruz. Hiçbir kalemde kamu ayrıcalığımız yok. Ama buna rağmen kamu bizi hâlâ kamu işletmesi gibi değerlendirmeye çalışıyor.

Oysa biz bu sisteme 2020’de geçerken maliyet tablomuzu kuruşu kuruşuna ortaya koyduk. 15 kalem sabit gider, değişken giderler, yakıt, bakım ve makul bir kâr oranı… Hepsi şeffaf şekilde masadaydı. Şimdi aradan 5 yıl geçmiş, maliyetler katlanmış ama “bunlar fazla, şunlar eksik” deniyor. Bu yaklaşım gerçekçi değil.

Çok net söylüyorum: Bu iş maliyet + makul kâr işi. Bunun altında bir model sürdürülebilir değildir.

Esnaf Dayanma Sınırında

Bugün esnaf araç yenileyemiyor. Araç yaş ortalaması yükseliyor. Bizden hizmet kalitesi bekleniyor ama yatırım yapacak güç bırakılmıyor. Buna rağmen 2025 yılı içinde İstanbul’da 300’e yakın yeni araç alındı. Bu ne demek biliyor musunuz? Bu, “Biz hâlâ bu şehre inanıyoruz” demek. Ama inanç tek başına yetmiyor. Finansman yok, krediye erişim zor, ödemeler gecikmeli, gelir belirsiz… Böyle bir tabloda kim önünü görebilir?

Esnafın şu an içeride birikmiş 4 aylık alacağı var. Ekim, Kasım, Aralık ve Ocak. İnsanlar artık geçmiş alacağını bırakın, önümüzdeki ay ne alacağını bilmiyor. Bizim talebimiz çok basit: En az 6 aylık net bir ödeme planı. Esnaf önünü görsün, plan yapsın, borcunu yönetsin.

“Kontak Kapatmadık, Yakıt Alamadık”

Geçmişte yaşanan sıkıntılarda “kontak kapattılar” denildi. Hayır. Biz grev yapmadık. Biz hizmeti durdurmak istemedik. Biz yakıt alamadık. Bunu 4 gün önceden İETT’ye bildirdik. “Planlamanızı yapın, yakıt alamayacağız” dedik. Bu bir tercih değil, mücbir sebepti. Şoförüne maaş ödeyemeyen, yakıt alamayan esnafın aracı nasıl çalışsın? Buna rağmen ceza yazıldı. Biz de hukuki yola başvurduk. Çünkü ortada kasıt değil, çaresizlik vardı.

Alternatifimiz Var

Biz engelliyi de taşıyoruz, öğrenciyi de, şehit yakını ve gaziyi de… Taşımaya da devam ederiz. Bu bizim insanî sorumluluğumuz. Ama şunu kimse unutmasın: Biz özel sektörüz. Ücretsiz taşımanın da bir finansman modeli olmak zorunda. Hiçbir işletme, hizmet verip karşılığını almadan ayakta kalamaz. Bu ekonomik bir gerçektir, siyasi bir tartışma değil.

Biz “ya bu sistem ya kaos” diyen bir sektör değiliz. Ama şunu da açıkça söylüyoruz: Eğer bu model sürdürülemez hale gelirse, biz 2019’daki sisteme dönüp araçlarımızı o şekilde işletiriz.

Bu bir tehdit değil, ekonomik gerçekliktir.

Biz Bu Şehre Hizmet Ediyoruz

İBB’nin 29 yıllık işletme hakkıyla çıkardığı yeni taksi ihalelerine bizim esnafın ilgi göstermesi tesadüf değil. İnsanlar içerideki alacağını tahsil edemeyince, birikimini güvenceye alabileceği başka alanlara yöneliyor. 2-3 ortak birleşip taksi alıyor. Çünkü en azından orada gelirini öngörebiliyor. Bu tablo bile sektörün içinde bulunduğu finansal baskıyı anlatmaya yetiyor.

Bizim derdimiz siyaset değil. Dün kim yönetti, bugün kim yönetiyor, yarın kim yönetecek… Bunlar gelip geçici. Kalıcı olan şu: Biz bu şehrin insanını taşıyoruz. Ve sadece şunu istiyoruz: Verdiğimiz hizmetin karşılığını, sürdürülebilir bir modelle alalım.

Masaya oturalım, gerçek enflasyonla, gerçek maliyetle konuşalım, uzlaşalım. Biz diyaloğa kapalı değiliz. Hiç olmadık. Ama şunu da kimse bizden beklemesin: Zarar ederek hizmet üretmemizi…

Ramazan ayına giriyoruz. Dileğimiz; kazasız, belasız, huzurlu bir dönem geçirmek. Ama huzur, ancak emeğin karşılığı alındığında olur. Biz çalışmaya hazırız. Yeter ki bu emeğin değeri teslim edilsin.

 

Facebook Yorum

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar