evden eve nakliyat eşya depolama Nakliyat nakliye uluslararası evden eve nakliyat gebze nakliyat
ANA SAYFA > Yazarlar > LÜTFİ OKTAY > Yaşanılabilir Şehirler İçin Toplu Ulaşım, Sürdürülebilir Taşımacılık İçin İse Sübvansiyon Şarttır

Yaşanılabilir Şehirler İçin Toplu Ulaşım, Sürdürülebilir Taşımacılık İçin İse Sübvansiyon Şarttır

LÜTFİOKTAY
Sosyal Medya :
06 Ekim 2019, Pazar 23:21
1259 kez okundu

Esnafımızın en çok merak ettiği konuların başında İBB meclis kararı ile 2019 yılı sonuna kadar uzatılan Sübvansiyon ödemeleri ile ilgili yeni yılda nasıl bir yol izleneceği konusudur. Sübvansiyon ödeme kararı 2018 yılı Eylül ayında Özel Halk otobüsü işletmeciliğinde, gelirin giderleri karşılayamaması ve işletmeciliğin sürdürülebilir olmaktan çok uzaklaşması, aynı zamanda yaklaşan yerel seçimler sebebiyle ücret tarifesinde artış yapılamaması sebebiyle alınmıştı.

5216 sayılı Büyükşehir Belediyeleri Kanunu’nda yapılan ve Özel Halk Otobüs işletmelerine parasal destek vermenin önünü açan kanun değişikliğinin de bu kararda çok etkili olduğunu söylemek gerekir. Bu kanun düzenlemesi ise bir zorunluluk sonucu yapılmıştır; Bütün gelişmiş dünya metropollerinde kaynakların verimli kullanılması amacıyla Toplu Taşıma özel sektör eliyle yapılmaktadır. Yine ülkemizde olduğu gibi enerji verimliliği, emisyon, çevre kirliliği ve trafik sıkışıklığını önlemek vb. sebeplerle ve Toplu Taşımanın teşvik edilmesi amacıyla yolculuk tarifeleri düşük tutulmaktadır. Bir tarafta özel sektörün kar etme güdüsü, diğer tarafta kamunun ücret tarifesini baskılaması birbiri ile çelişirken çözüm, bizde de yeni uygulanmaya başlanan özel sektörün sübvanse edilmesi ile sağlanmıştır. Buna göre bazı Dünya Metropollerinde Sübvansiyon oranları; İtalya-Roma yüzde 63, Yunanistan-Atina yüzde 70, Hollanda-Rotterdam yüzde 81, Almanya-Berlin’de ise yüzde 60 düzeyindedir. Bizde ise İstanbul’da beş şirket ortalaması alındığında bu oran yüzde 36 civarında gerçekleşmektedir. Yani ÖHO işletmecileri hasılatlarının yüzde 64 ünü yolculuk gelirlerinden geri kalan yüzde 36’sını ise İBB’nin verdiği sübvansiyondan sağlamaktadırlar. Yeterli olmamakla beraber, ancak bu sübvansiyon ile ÖHO esnafı rahat bir nefes almış ve sürdürülebilir bir gelire kavuşmuştur.

Sübvansiyon ödemeleri sadece özel halk otobüslerine değil; özel sektör tarafından işletilen İstanbul Otobüs A.Ş araçlarına, Dentur ve Turyol gibi deniz taşımacılarına da ödenmekte ve doğal olarak İBB açısından büyük bir yekûn teşkil etmektedir. Seçimi kazanıp görevi devralan siyasilerin önüne gelen mali raporlara bakarak özel taşımacılara yapılan sübvansiyon ödemeleri konusunda küçük çaplı bir şok yaşadıklarını düşünüyorum. Fakat daha sonra yukarıda saydığım dünya örneklerine bakıldığında ve yapılan hizmetin sayısal rakamları ortaya konduğunda fikirlerinin değiştiğini umuyorum.

Şimdi kamunun önünde üç seçenek vardır.

1-Özel taşımacıyı aynı şekilde sübvanse etmeye devam etmek (Tabii ki maliyetleri güncelleyerek gerekli artışları yapmak şartıyla),

2- Özel Taşımacıya yeterli geliri sağlamak şartıyla ücret tarifelerine artış yaparak sübvansiyon ödemekten vaz geçmek,  

3- Ücret tarifesine kısmi artış yaparak sübvansiyon olarak ödediği tutarları azaltmak.

Mutsuz taşımacıdan Yüksek Hizmet Kalitesi Beklenemez

Toplu taşıma, yerel yönetimlerin vatandaşla en yakın temas kurduğu ve başarısının en kolay şekilde ölçüldüğü kamu hizmetlerinden birisidir. Biz ÖHO işletmecileri olarak İstanbul’un lastik tekerlekli toplu taşımasında çok büyük bir yer tutuyoruz. İşimizi yılların birikimi ve tecrübesiyle sorumluluk duygusu ile hizmet kalitemizi arttırmak için her türlü fedakârlığa katlanarak yapıyoruz. Geçmişte gelir-gider dengesizliği sebebiyle büyük mağduriyetler yaşadık ve bundan sonra rahat etmeyi hak ediyoruz. Mutsuz taşımacıdan yüksek hizmet kalitesi beklenemez. Bu sebeplerle ÖHO esnafının rahat olmasını tavsiye ediyorum. Her halükarda İBB esnafı mağdur etmeyecek bir yol bulacaktır.

 

23 Haziran seçimleri sonrası görevi devralan İBB’nin yeni yönetimi, şehrin ulaşım sorununu birinci öncelikli olarak belirlediğinin işaretlerini vermiştir. Özellikle Özel Halk Otobüslerini ilgilendiren daha önceden başlanıldığı halde bazı sebeplerle yarım kalmış çalışmaların yeniden başlatılması bizlerde bu kanının oluşmasına sebeptir. Yeni bir hak ediş modeli, İstanbul Kart Yönetmeliği ve yeni ceza sistemi gibi konulara, Özel Halk Otobüslerinin mevcut çalışma koşullarının iyileştirilmesi ve geleceğe daha güvenle bakmalarını sağlayıcı olması bakımından ÖHO şirketleri ve Esnaf Odası tarafından gerekli önem atfedilmiş ve çalışmalarda her türlü destek verilmesi konusunda fikir birliği edilmiştir.

İBB, Sübvansiyonu Performans Kriterleri İle Ödeyebilir

Daha önce 2017 yılında Özel Halk Otobüsleri için hazırlanan performans esaslı hak ediş ödeme modeli, Özel halk otobüs şirketleri tarafından detaylı olarak incelenmiş, sektöre ve işletmecilere pek fayda sağlamadığı, mevcut gelir-gider dengesizliğine çözüm üretmediği raporlanmış, aynı zamanda bazı gerekçelerle Sayıştay tarafından da reddedilmişti. Sayıştay’ın en önemli ret gerekçesi ise, İBB’nin yolculuk gelirlerini kendi uhdesine alarak, taşımacılara yolculuk gelirlerinden farklı bir bedel ödemek istemesi ve bunun mevzuata uygun olmamasıydı. Bu konu ancak mevzuat değişikliği ile aşılabilir. Kısa vadede bu durumun düzeltilemeyeceği ise aşikârdır. İBB’nin hukukçuları ile ÖHO temsilci şirketlerin ve Esnaf odasının hukukçuları arasında bu konu görüşülmüş, düzenlenecek bir çalıştayda bu konunun enine boyuna görüşülmesi kararlaştırılmıştır.

Özel taşımacılara sürdürülebilir bir gelir sağlayan aynı zamanda hizmet kalitesini arttırmayı hedefleyen yeni bir hak ediş modeline ihtiyaç vardır. Sayıştay yolculuk gelirlerinin taşımacıya olduğu gibi ödenmesi hususunu işaret ediyorsa o zaman performans ve hizmet kalitesini arttırıcı bir modelleme, İBB’nin sübvansiyon olarak ödediği bedellere performans kriterleri uygulamak suretiyle yapılabilir. Yani taşımacıya yolculuk gelirlerinden elde ettiği hak edişi olduğu gibi ödenir, sübvansiyon olarak İBB’nin ödediği bedeller performans kriterlerine tabi tutularak dağıtılabilir. Böylece hem mevzuata uygunluk sağlanır hem de nihai amaç olan hizmet kalitesini arttırılması sağlanabilir.

İstanbulKart Yönetmeliği Ele Alınmalı

Bu yönetmelikte; ücretlendirme sisteminde kullanılan kartların sınıflandırılması, çeşitlendirilmesi, ücretsiz ve indirimli tanımlaması, indirim oranları, vize işlemleri, kayıp-çalıntı ve usulsüz kullanım gibi birçok konu yeniden düzenlenmelidir. Geçmiş yıllarda Sayıstay raporlarına bile giren ve ÖHO işletmecilerinin canını en çok yakan usulsüz kullanım ve ücretsiz kart konularını düzenleyen bu yönetmeliğin yeniden ele alınması gerekmektedir.

Bu konuda İstanbul Büyükşehir Belediyesi ÖHO temsilci şirketlerinden görüş istedi. Şirketler olarak bizlerde detaylı bir rapor sunduk. Büyükşehir’in raporumuz doğrultusunda kalıcı ve köklü bir çalışma yapmasını beklemekteyiz.

Kart yönetmeliği hem sahada yaşanan birçok sıkıntıyı hem de gelirlerimizi önemli oranda etkilemektedir. Sahada faaliyet gösteren şoförlerimizin dahi sağlıklı çalışmasını engelleyen, bu yönetmelikten kaynaklı sorunlardır. Özellikle usulsüz kullanılan kartlar sonucu sözlü ve fiziksel şiddete uğrayan şoförlerimiz ulusal medyada da kamuoyunca takip edilmiştir. Gelirlerimizde ki önemli kayıplar da usulsüz alınan ve usulsüzce kullanılan kartlardan dolayıdır. Ayrıca indirimli kart dağıtımlarında da yaşanan suistimallerde yapılacak yönetmelik düzenlemesi ile engellenmelidir.

Cezalar Islah Etmeli, İdareye Gelir Kapısı Olmamalı

Özel halk otobüs esnaflarının en şikayet ettiği konulardan biri de ceza sistemidir. Mevcut ÖHO ceza sistemi; ikaz, ıslah ve caydırıcılıktan ziyade idareye gelir getirir hale dönüşmüştür. Yaptırım bedeli, aynı suçun kabahatler kanunu veya diğer mevzuattaki ceza bedelleri ile uyuşmamaktadır. Cezanın yüksekliği ise inandırıcılığını ve caydırıcılığını zedelemektedir.

En önemlisi ise Hukukun temel prensibi olan ‘’Müddei iddiasını ispat ile mükelleftir’’ ilkesi burada işletilmemektedir. Yapılan şikayetlerde hiçbir delil aranmaksızın gerçekmiş gibi kabul edilmekte, vatandaşa hizmet sunmakla yükümlü şoför ve esnaflarımız ise bu iddiaları çürütmekle meşgul olmak durumunda kalmaktadır. Asıl görevini icra etmekle yükümlüyken esnafımız, iddialardan ibaret şikayetlerle boğuşmaktadır. Bu konuda da ÖHO temsilci şirketler ve Esnaf odası tarafından İBB ye detaylı bir rapor sunulmuştur.

Bütün camiamıza kazasız, belasız hayırlı işler diiyorum


PAYLAŞ

Yazara Ait Diğer Makaleler


SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor

Anket

TÖHOB Başkanı Kim Olsun İstersiniz?