ANA SAYFA > Yazarlar > NACİ YAĞIZ > SEKTÖRÜMÜZÜN BEKLEYECEK ZAMANI KALMADI

SEKTÖRÜMÜZÜN BEKLEYECEK ZAMANI KALMADI

NACİYAĞIZ
Sosyal Medya :
12 Nisan 2018, Perşembe 14:10
1174 kez okundu

7 Mart’ta yapılan İstanbul Halk Otobüsleri Esnaf Odası seçimi sektörümüz adına çok önem arz eden bir gündü. Seçim yaşanda ve esnafın takdirleri ile yeni bir yönetim geldi. Esnafımızın verdiği kararı için yanlış veya doğru diyemeyiz. Fakat camiamız açısından İsmail Yüksel’in tekrar kazanması doğru olurdu.

Özelikle İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve İETTT Genel Müdürlüğü tarafından kabul görmüş, talepleri kabul gören bir başkanımızdı. Farklı bir sonuç alınmış olması bizim işlerimizin aksaması, taleplerimizin hayata geçmesinin uzaması, sürecin durağana girmesi anlamına geliyor. Bu camiamız için bir kayıp olur. Fakat bundan sonra seçilen arkadaşlar daha başarılı, becerikli olur ve ikili ilişkilerle sorunları çözebilir. Bunu zaman gösterecek. Ancak camiamızın ne bir gün daha fazla bekleyecek zamanı, daha iyi mi daha kötü mü oluru görecek fırsatı var. Yakıtın her geçen gün arttığı, giderlerin yükseldiği, gelir kalemlerimizin azaldığı bir dönemde bekle-göre bizim tahammülümüz yok.

Acil Destek Şart

İstanbul halkına hizmet sunma adına otobüs işletmeciliği yapıyoruz. Şirket olarak araç filomuzu çok hızlı bir şekilde yeniliyoruz. Şirketimize bağlı 454 aracın yaş ortalaması şuan itibari ile 3,5 düzeyinde. Bu şehre layıkı ile hizmet sunmaya çalışıyoruz. Ancak araç fiyatları 650 bin TL’ye dayanmış durumda. Esnafımız mevcut gelirleri ile bu değişimleri sağlamakta güçlük çekmektedir. Yerel ve merkezi yönetimden bu doğrultuda esnafı destekleyici adımlar beklemekteyiz. Esnafımızın sürdürülebilir hizmet sunması adına gelirimizi iyileştirici adımlar atılmalıdır. Bu doğrultuda İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından 30 kuruş olan öğrenci desteği 70 kuruşa çıkarıldı. Doğru bir karar olmasına karşın yetersiz bir destektir. İyileştirmeler İBB tarafından değil de bilet fiyatlarına yansıtma ile olması daha kalıcı çözüm sunacaktır.

25 Mayıs’ta UKOME’den çıkan zam ile 2,30 lira olan bilet 2,60 TL’ye yükseltildi. Fakat o günden bu zamana değin mazot giderimiz %60 arttı. Gelen %10’luk zam süreç içerisinde eridi ve hatta yatık artışları gelirimizin daha düşmesine sebep oldu. Gerek ülkenin içinde bulunduğu ekonomik sıkıntılar gerekse sınır ötesinde yaşanan hareketlerden dolayı bir takım hızlı yükselişler var. bizim esnaf olarak tek başımıza bu yükün altından kalkmamız imkansız. acilen hem bilet zammı hem mavi akbil düzenlemesi hem de ücretsizlerle alakalı desteğin artırılması gerekmektedir. Bu adımlar için İETT, İBB ve Ankara’dan acil adımlar bekliyoruz.

Maliye Bakanımız Naci Ağbal’ı geçen yıl referandum öncesi İstanbul Halk Otobüsleri olarak burada ağırladık. Ziyareti münasebeti ile yaptığımız görüşmede KDV ile ilgili taleplerimizi ilettik. Şuanda da İngiltere modeli olarak kamuoyuna lanse edilen bir çalışma var. Ancak bizim meslek grubumuz hangi kategoride değerlendirileceğini bilmiyoruz.

Ankara’dan Vergi Müjdesi Bekliyoruz

2017 yılı Ağustos ayında bakanımızın verdiği bir röportaj sonrası aklımıza takılan sorular sebebi ile Ankara’ya gittik. Verilen mülakatta “esnaf artık fişlerle uğraşmasın, gelirinin %10’unu vergi olarak ödesin” açıklaması vardı. Böylesi bir model halk otobüs işletmeciliğini asla uymaz bir durumda. Alınan cironun %10’u vergi olarak ödenmesi halinde altından kalkamayız. Bu sebeple Ak Parti Grup Başkan Vekili Mehmet Muş ile Ankara’da görüştük. Sayın Muş bizlere bu konuda ki şüphelerimizi giderdi. Açıklamada ki yeni sistem şartlarının bizleri kapsamadığını ifade ettiler.

Şuanda hükümet yeni bir vergilendirme çalışması yapmakta. Her meslek grubunu kapsayan detaylı ve kalıcı bir çözüm sunma adına çalışmalar yapılıyor. Yapılan çalışmalar neticesinde halk otobüs sektörünün sorunları çözümü adına da kalıcı düzenlemeler yapılacaktır. Birçok ücretsiz kalem ve yapılan kamu taşımacılığı göz önüne alındığında vergilendirme konusunda devletten en çok desteği hak eden sektörlerden biriyiz. Merkezi hükümetimiz bunu göz ardı etmeyecektir. Bizler de bu doğrultuda çalışmalarımızı sürdürüyoruz.

Entegrasyon Şart

İstanbul genelinde çok çeşitli toplu ulaşım türleri mevcut. Toplu ulaşımın teşviki ve sürdürülebilirliğini sağlama adına tüm türevler arasında entegrasyon gereklidir. Bisiklet, minibüs, taksi, dolmuş, halk otobüs, metro, metrobüs, tramvay, deniz araçları arasında birlik ve entegrasyon kurulmalı ve tek otorite sağlanmalıdır. İstanbul’da toplu ulaşımın teşviki buna bağlıdır. Farklı taşıma türlerinin iç içe geçmiş olması kolay ve sağlıklı ulaşımı zedelemektedir. Bu doğrultuda özellikle İETT üstünvari çabalarını görmezden gelmek tabi ki olamaz. Özellikle geçen yıl performansa dayalı hakediş modeli de bu entegrasyonu sağlayabilecek bir çalışmaydı. Fakat bizlerin tereddütleri ve talepleri ile bu çalışma yeniden gözden geçiriliyor. Daha olgunlaşmış ve tereddütlerimizin giderilmiş hali ile yeniden ileriki dönemlerde sunulabilir.

Bu ay içerisinde İETT sosyal hat olarak 150 araçlık bir ihaleye çıkacak. Daha çok şehrin dışında ki hatlarda hizmet sunacak bu araçlara İstanbul’da ki 5 şirket olarak talip olacağız. Geçtiğimiz yıllarda yapılan fırsat kayıplarından aldığımız dersler ile bu ihaleyi kazanmak istiyoruz. 8 metre sınıfı araçlar ile sunulacak taşımacılık hizmetinde KM bazlı ödeme karşılığında hizmet verilecek.

İstanbul halk otobüsleri olarak Havabus, Havataş, Otobüs A.Ş gibi ihalelerde çekimser kalmamız yeni aktörlerin karşımıza çıkmasına sebep oldu. Şuanda İETT’nin sosyal hat olarak sunacağı ihaleye girmememiz de yine aynı sonucu yaşatacaktır. Ayrıca KM bazlı sistemi tanıma anlamında da bir imkan sunacaktır.

Toplu Ulaşımı Biz Biliyoruz

Zaman içerisinde alanımıza çeşitli aktörler dahil oldu. bunu son örneği ise İstanbul Otobüs A.Ş.’dir. geçenlerde bu firmaya bağlı esnaflar çalışma koşullarından ötürü bir toplu direnişe imza attılar. Ak Parti İl binasına ve Büyükşehir Belediyesi’ne gittiler. İş bırakma eylemi gerçekleştirdiler. Oysaki yönergemizde toplu direniş yapılması kesin bir şekilde yasak olduğu belirtilmiştir. Buna rağmen eylem yapabiliyorlar ise demek ki bu araçlar ihale edilirken kendilerine böyle bir kısıtlama konulmamıştır diye düşünüyorum.

Oysaki halk otobüsleri olarak yıllardır nice zorluklara rağmen böyle bir toplu direnişe esnafı asla sürüklemedik. Çünkü toplu ulaşımı biz bir hizmet olarak görerek İstanbul halkına sunmaya çalışıyoruz. Yılların bizlere kazandırdığı tecrübe ile bu işin sahada ki uzmanı olduk. Layıkı ile nasıl yürütülmesi gerektiğini çalışarak öğrendik. Gerekli destekler ile İstanbulluya çok daha güzel hizmet sunacağımız aşikardır. Toplu ulaşımdan bihaber aktörler ile bu meslek heba edilmemelidir. İşin erbabı dururken başka hülyalara ne gerek...


PAYLAŞ

Yazara Ait Diğer Makaleler


SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor

Anket

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?