ANA SAYFA > Yazarlar > OSMAN AYDANOĞLU > NERDEYİZ VE NEREYE GİDİYORUZ

NERDEYİZ VE NEREYE GİDİYORUZ

OSMANAYDANOĞLU
  • Yazar : OSMANAYDANOĞLU
  • E-posta :
Sosyal Medya :
08 Mayıs 2018, Salı 10:41
716 kez okundu

Uzun yıllardır bu işi yaptığımızla övünüp duruyoruz ve bunu geçen zamanın her şeyi değiştirdiğinin farkında olmadan bir marifet sayıyoruz.  Daha doğrusu 1983 yılından beri bu işle uğraştığımızı hep göğsümüzü kabarta, kabarta anlatıyoruz. Bütün olumsuzluklara rağmen bu işi devam ettirmek istiyoruz. Yeni ihaleler, metro, akaryakıt, ücretlendirme hiç biri sindiremedi bizi çünkü her zaman işimizi sevdik ve olumlu tarafından baktık.

Elbette ki işimizin zor olduğunu biliyoruz, yaptığımız iş kamu hizmeti zorlukları  olacak, bizim  kontrolümüzde  olmayan bir akaryakıt   ve  trafik   var. Bu  iki  faktör  bizim  işimizi  olumsuz  etkileyebiliyor. Düşünün  ki  1983   yılından  beri  nüfusumuz 6  kat  artmış o  yıllardan  bugüne  bizler  gelir kaybına  uğramışız tamamen  ters  orantı. Yani yolcu artmış ama biz hep gelir kaybetmişiz. Sistemi rehabilite etmek veya yenilemek kimsenin aklına gelmemiş.  O  günlerden  bugüne  ya  yanlış  yol  izlendi  veya  toplu taşıma  türünde  %40  paya sahip  olan  Ö.H.O ‘leri  gözden  çıkarıldı. Bizden  sonra bu  işe  giren  taksi, dolmuş, minibüs  taşımacılığının hiç  bir şeyleri yoksa  bile  bugün ticari plakaları var. Ama Özel Halk Otobüsleri yaklaşık 1 asırdır İstanbul’a hizmet ettikleri halde elimizde bizim diyebileceğimiz hiçbir şey yok.

Biz neyiz? Biz kamu hizmeti üreten özel teşebbüs müyüz? biz İETT miyiz? biz İBB miyiz? Bu nedenle faaliyet alanı, faaliyetin çerçevesi belli olan kimliğimiz olamadıkça ne ileriye güvenle bakabilir, ne sorunlarımızı çözebilir ne de kendimizi geliştirebiliriz. Çünkü inisiyatifiniz, yetkiniz ve yasal garantiniz yoktur.

Karar ve uygulama gücünüz yok. Reşit olmayan çocuk gibiyiz. Hala birilerini eline ve merhametine muhtacız. Ne verilir ise kabul etmek ve yetinmek zorundayız.

Öncelikle kimliksizliğimizin farkına varmalıyız. Ki biz olabilelim. Varız diyebilelim. İstanbul da yaklaşık 2200, ülkemiz genelinde 20.000’i aşan sayımız var ama Özgül ağırlığımız nedir? Sivil Toplum Kuruluşu olabildik mi? Sorunlarımızı ve ihtiyaçlarımızı anlatırken ne kadar ciddiye alınıyoruz? Yani etkimiz nedir?

Trafik her geçen gün berbat hale geldi, seferlerimiz azaldı, işletim maliyetlerimiz ha bire yükseldi ve 2011 yılından sürekli bir şekilde gelir kaybettik/kaybettirildik. Duraklarımızı peronlarımızı kullanamıyoruz. Ücretsiz ve indirimli taşıma kapsamı durmadan artırıldı ve aktarma ücretleri komik hale getirildi kaybettik. Yüksek fiyatlı araçları kullanmak zorunda bırakıldık kaybettik. Muhatabımız Kurumlar bizleri günlük ve basit işlerle oyaladı, kendimizi aldattık kaybettik. Kuruluşlarımızın seçimlerine sürekli müdahale edilerek bölündük, parçalandık ve kaybettik. Hala aynı taktik ve strateji devam ederken biz uyumaya devam ettik/ediyoruz kaybettik. Kimlik hakkımız ve ticari statümüz verilmedi kaybettik. Kafayı değiştirmediğimiz ve çağın gereklerini kavrayamadığımız için kaybetmeye devam ediyoruz. Çok haklı olduğumuz tarife seyahat kartları konusunu bile anlatabilmekte zorlanıyoruz.

Öyle ise, biz varsak çözümde vardır diyerek işe önce yıllardır bize hiçbir şey kazandırmayan kafa yapımızı, alışkanlıklarımızı değiştirerek başlayalım. Sokağa birde başka pencereden bakalım. Umutsuzluk en büyük kayıptır. Bir asırlık tecrübemiz var. Gücümüz birleştirip kurumsal hareket ettik mi her sorunu çözebilir ve kendimizi daha rahat fark ettirebiliriz. Artık bırakın şehirleri, dünya bile çok küçük. Her şey elinizin altında ve gözünüzün önünde duruyor. Yeter ki yapmasını ve görmesin bilin. Ama sizi kolay yönetmek isteyenler sizin bilinçlenmenize ve birlik olmanıza izin vermiyorlar ve ne yazık ki içimizden birileri de yıllardan beri buna çanak tutuyor ve sektöre ihanet ediyor ama hala farkında değiliz.

Yaşadığımız çağda ve ülkemizde, kentimizde sektörün ihtiyaçları belli. Bütün mesele, sisteme ve sorunlara bireysel değil tümsel bakmak, birleşerek güçlenmek, kurumsal işletmeciliğe geçmek, yönetim kalitesini mutlaka yükseltmek, olaylara sağlam ve ayağı yere basan çözümlerle yaklaşmak, günü kurtaran değil, geleceği hedefleyen anlayışı yakalamak ve en önemlisi sorunları ortak hale getirmektir. Sorunları ve çözümleri ortak hale getirmez iseniz mesafe alma şansımız maalesef yoktur. Başka türlü birliği sağlayamazsınız. Parçalı yapıyı bütünleştirmeden kısır çekişmelerden, verimsizlikten, nemelazımcılıktan kurtulamayız. Bunu kabul edelim.

Öncelikle kendimizi ve işimizin kent üzerindeki önemini fark ettirmeliyiz. Ki sorunlarımızı ve taleplerimizi anlatabilelim. Kent içi toplu ulaşım nasıl bir hizmettir? Kent hayatı üzerindeki, ekonomi üzerindeki etkileri nelerdir? Bunları anlatamaz isek sorunlarımızı anlatamayız ve şu an olduğu gibi de çözemeyiz. Paneller le, sosyal sorumluluk projeleriyle, özel otobüs yollarıyla, kamuoyuna anlatmalıyız. Bunu başarır isek inanın birçok sorun otomatik olarak çözülür. Dünyanın her yerinde kentlerin temel dinamiği toplu ulaşımdır. Belediyeler kentleri toplu ulaşım ile yönetiyorlar artık. Bu konu da özel ve ekstra gayret göstermeliyiz.

Özel Halk Otobüsü işletmeciliği mutlaka kurumsallaşmalıdır. Bunun için araçların Şirkete devri şart değildir. Şirketler işletmeciliği üstlenmek suretiyle kurumsallığı sağlayabilir ve birçok sorunu çözebiliriz. Araç mülkiyetleri bireysel ama işletme kurumsal olmalıdır. Ki, otobüs işletmeciliğinin en bariz özelliği olan ESNEKLİK yönünü etkili ve verimli bir şekilde kullanabilelim. Alan hakimiyetini sağlayalım ve nemelazım denilmesin. Araç boylarını talebe göre büyütebilelim. Filo avantajlarında yararlanalım. Kaynaklarımızı daha verimli ve etkin kullanabilelim. Promosyon, reklam gibi yan gelir avantajlarını daha etkili kullanabilelim ve Kurumsal gelirlerimizi artırabilelim. Düşük maliyetli ya da sponsor aracılığı ile Garajlar kuralım. Tüm esnaf arkadaşlarıma kazasız belasız  hayırlı kazançlar  diliyorum.

 


PAYLAŞ

Yazara Ait Diğer Makaleler


SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor

Anket

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?